Denizler ve okyanuslar. Alabildiğine uçsuz bucaksız, bir kıyıdan baktığında ufuktan ötesini göremediğin sular. İnsanın kulağına çok basit geliyor aslında. Deniz ve okyanus. Biri birinden biraz daha büyük. Sayı olarak biri diğerinden daha fazla. Tanım olarak birbirlerinden farklılıkları olsa da aslında pek te farklı değiller. Şöyle ki; iki Hidrojen ve bir Oksijen atomunun bir araya gelmesiyle su molekülü oluşuyor ve bu moleküllerin milyonlarca, milyarlarca veya trilyonlarca, hatta daha da fazlasının bir araya gelmesi denizleri ve okyanusları oluşturuyor. Moleküller haricinde ihtiva ettikleri yine milyonlarca canlı ve cansız bünyeyi barındırıyorlar. Ancak işin özünde sadece iki Hidrojen ve bir Oksijen atomu var. Peki ya insan?
Buraya kadar anlattıklarım yapacağım teşbih için fikir edinme aşamasıydı. Şimdi insanı irdeleyelim.
İnsan... Dünya üzerinde milyarlarcası doğmuş, ölmüş ve yaşayan canlı türü. Bir çok farklılıkları olan bir çok insan ırkı var. Asyalı, Afrikalı, Avrupalı vs... Irk ve kişilik olarak farklılıkları olsa da aslında aynı şeyleri yaşayıp ifa eden, farklı zaman ve mekanlarda bir çok ortak paydayı farklı tarzlarda paylaşıp yaşamını idame ettiren milyarlarcasıyız. Bir çok farklılığı kişilik ve bünyesinde barındırsa da insan, (fizik ve mental yapısı farklı formlarda olmasına rağmen) aslında iki şeyi istisnasız her biri taşır: sevgi ve nefret. Evet, su molekülünün Hidrojen ve Oksijen ile oluşması gibi insan da yalnızca sevgi ve nefret duygularının birleşmesiyle insan olur. Şöyle düşünelim; insan hayatından bir çok şey gelip geçer ya da gelir ve kalır veya başta vardır sonra gider. Örnek vermek gerekirse, anne & baba sevgisi. Bu duygu doğduğumuz andan itibaren içgüdüsel olarak sahip olduğumuz bir duygudur. Zamanla çocuk, öncelikle anneye bağlanır, sonra baba sevgisi gelişir. Kötü ebeveynlere sahip çocukların ise doğduklarında edindikleri sevgi, zamanla yerini nefret duygusuna bırakır. Aklın bir köşesinde çok derin kazınan fikirler zaman geçse de kaybolmaz. Bir çocuk, anne babasına karşı nefret ya da sevgisiz bir yaklaşımda (nötr diyebiliriz) bulunamaz. Çünkü hissiyat dünyamızda şöyle bir algı vardır; hayatmızın önemli yerlerinde bulunan kişiler veya olgular ya sevgi ile barınır ya da nefretle. Nötr durabileceğimiz şeyler ise bizim için önem teşkil etmeyen veya hayatımızın içine girmeyip teğet geçen kişi ya da olgulardır. Sevgi ve nefret önem verdiklerimiz üzerinde oluşur. Azalabiliteleri olsa da tamamen kaybolabilmeleri mümkün değildir. Bu örneklemeye sevgilinizi, bir lideri veya bir arkadaşınızı da katabiliriz.
Kişilerden başka farklı olgular üzerine de insanın sevgi ve nefret duyabilme yeteneği oldukça gelişmiştir. Ancak çok ince bir detay vardır burda. Bir insan bir müzik türüne veya bir spor dalına nefret ve sevgi duyabilir. Bu olgulara karşın duyguların oluşmasında olgu ve türlerin tek başına etkisi yoktur. Ana sebepleri ancak ve yine insan kaynaklı olmak üzere bahsettiğimiz ve benzeri olgulara bu duygular oluşup gelişebilir.
Aslında kulağa çok basit gelen ve hepimizin hemen her gün benzeri sebep ve olaylarla yaşadığımız bu duyguların, iyi & kötü, güzel & çirkin gibi karşıt algılarla başımıza geldiğinin farkında değiliz. Yazımın başında verdiğim su örneğiyle sona gelelim.
Hidrojen ve Oksijen. İki ayrı gaz atomu, bir kimyasal tepkime ve neticesinde oluşan su. İnsan, oksijene bağımlı bir canlı. Oksijene olduğu gibi suya da bağımlı. Ayrıca insan vücudunun %70 kadarının sudan oluştuğunu biliyoruz. Hidrojen ise Oksijene göre insan için oldukça zararlıdır. Hidrojen dolu bir ortamda nefes almaya çalışmak demek bir kaç saniyede ölmek demektir(uçan balonları söylemek isterseniz, balona ateşle yaklaşmamanızı tavsiye ederim, zira Hidrojen yanıcı bir gazdır). Bu tanım ve açıklamalar neticesinde Hidrojeni nefrete, Oksijeni sevgiye benzetebiliriz. Şöyle ki; oksijen yani mutluluk insanın her zaman olmazsa olmazıdır. Hidrojen yani nefret ise insanı asabiyete sürükleyip doz aşımında öldürebilecek kadar güçlüdür. Bu benzetmelerin sonucunda, nefret olmasa daha güzel olur diyebilirsiniz, ancak insan vücudu oksijensiz yaşayamadığı gibi susuz da yaşamını sürdüremez. Bir kez daha tekrarlayalım; su, iki Hidrojen ve bir Oksijen. Peki insan? Evet! 'Nefret' ve 'Sevgi' ...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder