12 Mart 2011 Cumartesi

Ritüel

Gece sessizliğinin yarattığı uğultuyu duyamayacak kadar erken yatardın. Belki hayatın düzenine ayak uydurmaktan belki de alışık olmadığından. Bense, sen uyumadan uyuyamazdım. Sen rüyalara dalana kadar gözlerimi o karanlık odamızda kapalı tutar, nefes alıp verişini takip ederek uykuya dalıp dalmadığını anlamaya çalışırdım.Aradan geçen kısa bir sürenin ardından uyuduğunu hissedince gözlerimi açar, karanlık gecenin içinde yüzünü görmeye çalışırdım bütün gücümle. Sokaktan gelen cılız ışıkların sayesinde gölgelenen yüzünü farkettiğimde ise tüm dünyamın odak noktası oluverirdin. Dudaklarından ruhunu okur, göz kapaklarının ardındaki o derin hisleri görür ve teninin o saf duru güzelliğinden aşka doyumsuzluğunu güzel kokunla içime çeker, özümserdim. Yarın erkek kalkma derdim olsa da, ruhumu hassasiyetle doyurabildiğimce aşkınla doyururdum.

Uyruken her dönüşünde saçların yüzünü örtmeye çalışır, ben izin vermezdim. Seni yaşamaya engel olamazdı hiçbirşey bana. O kadar ki ritüel haline getirmiştim bu senden gizli aşk seanslarımı. Sana söylesem, belki büyüsü bozulacaktı. Belki sen de yapmak isteyecektin. Belki farklı bir ruh halimiz olacaktı. Ancak, bencil olabildiğim tek özel şeyimi paylaşamazdım, seninle bile. Bırakayım, aşkımı bil, kalbimi tüm şehvetin ve arzunla doldur, aşka doy aşka doyur. Ama dünyaya tek gelen ve gidecek olan ruhumun terbiyesi bana özel olsun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder