
Aslolan varlık mıdır yoksa yokluk mu? Varlığın sorgulandığı dünyamızda yokluğun varlığından bahsetmeyişimiz bir çelişki olabilir mi? İnsanoğu belki farkında değil ya da yokluk göz ardı etmek istediği bir olgu sadece. Var oluşumuzdan ötürü olsa gerek, her zaman bir neden arayıp durduk varlığımızın altında. Bunu çözümlediğini düşünenler de var, yıllarca arayıp bir cevap bulamayan da. Sahip olduğumuz bilgi ve materyaller farklı sonuçlara ulaşmamıza yardımcı olabilir. Ancak bunları baz almak istemeyenlerin sorularının cevapsız kalacağı da aşikâr. Buna paralel olarak, her bireyin (varlığı sorgulayan veya cevap arayan) tatmin olacağı cevaplar farklı olacaktır. Çünkü bu arayışın sonunda kimi huzuru bulmak isterken, kimi de varlığından vazgeçmesine sebep olabilecek bir sonuçla karşılaşmamak isteyecektir. Veya vazgeçmesine engel olacak ufak bir yanıt yakalamak isteyecektir. Sonuç, öyle ya da böyle kimisini mutlu ederken, kimisini mutsuz edecektir. Çünkü net bir cevap bulmanın pek te mümkün olmadığı ortadadır.
Yokluğun durumu biraz daha farklıdır. Bunun maddi (para, ev vb.) yokluk olarak algılanması yanlış olur. Zira varlığa paralel olarak yokluğun da manevi bir durum olduğunun farkında olunması gerekir. Çünkü şu an günümüz popüler kültür ve emperyalist yaşam tarzına adapte olmuş halk ve insanların bu durumdan bi haber oldukları da ayrı bir konudur. Yokluk deyince, ilk düşünülen şey şu an var olan bizlerin öldükten sonra yok olacağı şeklindedir. Ancak aslında var olmadan önce de yok olduğumuzun bilincinde olmak şarttır. Çünkü olmayan tek bir hücrenin var olan bir canlı bünyesinde oluşması ve o hücrenin bir başka canlıda bir yumurtada hayat bulması oldukça enteresan bir olaydır. Hangi minerallerden oluştuk, hangi besin maddelerinin sonucunda açığa çıktık, bilinmeyen ve bilinmesi mümkün de olmayan (günümüz tıp sınırları dahilinde) bir durum. Varlık ve yokluk birbirini tamamlayan iki eylem olduğu gibi birbirinin zıttı görünen olgulardır da. İki kez yok olan varlığımızın, var iken de mutlak yokluğa erişeceğini zaten biliyoruz. Peki yokluğumuzun var olacağını varlığımızdan önce kim biliyordu? Elbette hiç kimse. Şunu anlıyoruz ki, var olmadan önceki yokluğumuz, var olduktan sonraki yokluğumuzla fiziksel olarak benzeşse de mental olarak aslında algılayabileceğimiz veya kaldırabileceğimiz şeylerden biraz daha fazlası gibi görünüyor.
Şu an ki varlığımızın sebeplerini ararken bakmadığımız bir yer; varlığımızdan önceki yokluğumuz. Maddesel olarak oluşum sürecimizden önce ne gibi sebepler veya ne gibi tesadüfler sahip olduğumuz varlığı elde etmemizi sağladı? Elimizde olmayan iki adet yokluk ve bir varlık sürecine sahibiz. Ancak varlık, yoklukla doldurulamayacak kadar değerlidir. Felsefik boyutlarını bırakın felsefeciler tartışa dursun, varlığınızın ikinci yokluğunuza kadar olan kısmının gerçek manasıyla 'var' olmasını siz sağlayın.
